4 Ağustos 2014 Pazartesi

Türk Ürünü-Boykot

İsrail-Filistin savaşında yapılan soykırıma karşı sosyal medyada İsrail'e karşı boykot yapalım diye söylentiler çıkmıştı.Ben bu boykotun yapılamayacağını savunuyordum ve görünen o ki başarılı olamadı.Daha sonra bu boykotun yapılış amacının da yanlış olduğu kanaatine vardım. Çünkü belirli bir kitleye kızılarak yapılan bu propaganda olayın durması ile ya da olayın sakinleşmesi ile sona erer. Bunun yerine yapılması gereken her zaman yapmamız gereken Türk Ürünlerini almak.

Boykot neden her zaman başarısız olur?

Türk ürünü almaya özen gösteriliyor mu?

Hayır!Bir markete gidildiği zaman bir ürünü elinize alıp bu yabancı ya da yerli mi diye bakmıyoruz.Yerli ürünü desteklemek bir yana yerli bir ürün olduğu zaman bunu Türkler yapmıştır iyi değildir diye de söyleniyoruz.

Peki özen göstermememiz normal bir olay mı?

Evet!Kesinlikle çok normal. Ülkemizde otomobil yapılacak ancak "otomobil yapmayalım",uçak yapalım dendiği zaman "ya bize mi kaldı bu iş".Nükleer Santral kurulacağı zaman "aman yapamayız biz santral patlarsa ne yaparız?".Kendi ürününü reddeden bir toplum daha var mı şu yeryüzünde bilmiyorum.


Türk Ürününü nasıl anlarız?

Barkod no: "869"

Bu konuda bir barkod efsanesi vardır. Barkodun başında "869" nosu geçiyorsa Türk ürünüdür diye.Bu iddaa yanlış bir iddaadır. Çünkü barkod numarası sadece üretilen ülkeyi gösterir. Yani yabancı bir patentli bir ülke Türkiye'de üretim fabrikası varsa Türkiye'den çıkan ürünler için "869" barkodunu kullanması gerekmektedir.Bu yüzden "869" kesin bir bilgi vermemektedir.


Türk Ürünleri

Bu konuda araştırma yaparken bulduğu bir site var " http://turkurunu.yuz.biz/ " sizlerin de web-sitesine girmenizi öneririm.Girin ve aslında bizlerin ne kadar fazla ürünümüz olduğunu anlayın.

Bu konuda söylebilecek olduğum birçok sözüm var ancak hepsini kendime saklıyorum.Malum iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır demişler. Ancak son olarak şunu söyliyim "İş kuracaklar iş kurmayın, üniversiteyi yeni kazanmış hayalperestler hayal kurmayın." sizi desteklemeyen bir toplumda kendi ürününüzün olması oldukça anlamsız

3 Ağustos 2014 Pazar

Seçim Saçmalıkları

10 Ağustos'ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimine sayılı günler kala her seçimde olanlar gibi klasik saçmalıklar devam ediyor ve ben de bu saçmalıkları dert edindim ve açıklama gereği duydum


Seçim saçmalıkları 1

İnsanlar "Babana bile güvenme" sözünün yaygınlaştığı ve yerleştiği toplumda siyasetçilere nasıl güveniyorlar anlam veremiyorum. Sadece kameralar karşısında gördüğü birine yanındaki bir kişiden daha fazla güvenmek neyin nesi??

Seçim saçmalıkları 2

Çocuklar gibi o bu yanlışı yaptı bu da bu yanlışı yaptı misillemesi.Hatırlayın  çocuklukta bir yaramazlık yaptığınız zaman ve büyükleriniz size kızınca ağlarken ki ilk bahaneniz kardeşinizin başlattığını söylemek olmuyor muydu ??

Seçim saçmalıkları 3

Sosyal medyada paylaşım yapınca sizin düşüncelerinizin karşı tarafında bulunan kişilerin fikirlerinin değişeceğini sanmak. Lütfen paylaşmayın insanların gereksiz yere tartışmasına yol açmasından başka bir sonucu olmuyor

Seçim saçmalıkları 4

Parti başkanlarına körü körüne bağlılık. Hatta bununla ilgili şu an AKP'ye oy verenler için koyun deniyor kusura bakmayın diğer partilere oy verenler gözlemlerim ve incelerim bu sizin içinde farklı olmadığını gösteriyor. Ve öyle ki daha düne kadar ismini cismini bilmediğiniz adama kendi desteklediğiniz parti destek veriyor diye onun sözlerine körü körüne bağlanmak bunun en iyi kanıtı.

Seçim saçmalıkları 5

Mitingler... Mitinglere neden gidilir bilmiyorum.Hiç bir mitinge gitmedim şuana kadar. Herhalde hiç bir partiye bağlı olmayışım.Konumuza geri dönelim.Mitinglere gidenler oy verdiği partiye bağlı ve belki de birçoğu partinin  üyesi olan kişiler. Tabii parti başkanları da bunu biliyor ve şu icraatı yapacağız yerine gezmeyeceğimiz ev kapısı kalmayacak gibi oradakilere yapacakları işleri bildiriyor. Ya da öteki partilere laf atmaktan başka birşey yapmıyorlar.


Konu uzun konuyu ilerleyen yazılarımda tekrar dile getireceğim.Şimdilik sürç-i lisan ettiysek affola...

19 Temmuz 2014 Cumartesi

İsrail-Filistin savaşında insanların bakış açısı

Bu savaşı eleştirirken İsrailliler diyeni duymak zor buna ben de dahil. İsrailliler kelimesinin yerine Yahudiler kelimesini kullanmak daha etkileyici oluyor ya da nefret duygumuzun artmasına daha fazla sağlıyor,daha fazla hoşumuza gidiyor.

Ya da ölenleri "İnsanlar" olarak değil de Filistinliler ya da Müslümanlar olarak değerlendirmek bizi daha fazla tatmin ediyor.Belki de kendimizi daha iyi Müslüman olduğumuzu hissetmemize yarıyor.

Evet bu savaş din savaşı olarak görülebilir ki öyle çünkü İsrail veya Filistin kendi dinlerine kapalı bir toplum ve "ötekileri" istemiyorlar.Ve bu savaşa biz Müslüman olduğu için Filistin'in gönül destekçisiyiz ve aynı şekilde diğer ülkelerdeki Yahudiler İsrail'in gönül destekçisi. Bunu normal karşılamak gerekir.Çünkü ortak değerleri olan taraf sizin için daha değerlidir ve dolayısıyla onu desteklersiniz.

Sizce İsrail halkı ne düşünüyor.İsrail'in yaptığına katliam ya da soykırım sözleri az kalır.Buna rağmen biz İsrail deki insanların neden bu olayı yanlış olarak bulmadığını düşünüp ve hatta her ölümden sonra sevindiğini görüyoruz.Ancak bu çok normal çünkü bayanlarda bile 2 yıl zorunlu askerliği olduğu yerde insanların düşünüş tarzlarını etkilememesi normal olmaz değil mi?


Filistin, Filistin halkı,Filistinli Çocuklar,Filistinli Kadınlar onlar yaşamak istiyorlar ama kendi ülkelerinde, onlar yemeklerini keyifle yemek istiyorlar ama ülkelerinde yani Filistinde, çocuklar oynamak istiyorlar sahilde top parkta kaydıraktan kaymak istiyorlar ama bunları Filistinde yapmak istiyorlar.Tek düşündükleri kendi ülkelerinde huzurlu birşekilde yaşamak başka ülkede değil.

Türkiye, Türk halkı ne düşünüyor onu da yazayım: Türk halkı bu katliamı TV,internet vb medya organlarıyla takip ediyor,üzülüyor ne yapacağını düşünüyor tabi bi de "kınıyor".Ülkemizde hükümeti "kınama" sözcüğünden başka birşey yapmadığı için eleştiriliyor.Bu konuda eleştirenler de haksız eleştiriyi alanlar da haksız. Çünkü elimizde kınamaktan başka birşey gelmiyor. CHP nin genel başkanı Malatya daki radar üssünü kapasın demiş. Bu lafa denecek tek lafım var "Tamam da o işler öyle olmuyor işte".

Türk Halkı denince bir de boykot olayı var "hadi boykot yapalım". Bu imkansız birşey hadi yerli mallarını sayın desem sayamazsınız saydıklarınız da bir kaç zirai üründen öteye geçemez. Zaten sevdiğimizde yok Türk Malını öyle değil mi? Bilime, eğitime lafta destekten öteye geçmeyen bu zihniyetin ötesinde biz gençlerden fazlasını beklemeyin.Ne üretiriz ne de ürettiririz.
Bu boykot olayının ne kadar fizibilitesi var bu tartışılır.

Lafı fazla uzattım ve dağıttım biliyorum Umarım bu soykırım kısa sürede biter ve ülkeleri yönetenler savaşların kazananın olmadığını anlar.Ve biz de sadece yanlılarımıza destek vermememiz gerektiğini anlarız. Sadece Silahın karşısınnda dururuz

Yeni Bir Başlangıç

Yaklaşık bir yıl önce ilk blogumu kurmuştum ve ilk başta fazlasıyla boş vaktim olduğu için yazılarımı güzel güzel yazmıştım ve kendi çapımda iyi denebilecek kadar okuyucum vardı. Ancak daha sonra hem okul yoğunluğu hem de konusal anlamda fazla bilgilerim olmayışımdan dolayı yazılarım azaldı ve hiç yazmamaya başladım. Şimdi farkettim de mühendislik ya da bilim adına fazla da konuşacak bilgim yokmuş ya da bu konular benim yazma isteğimi tatmin edecek konular değilmiş ve.Bugün uyanınca bir düşündüm aslında dert ettiğim çok sorunum varmış. Devletler,insanlar,sistemler vs. hepsini durmadan kafamın bir ucunda eleştiriyormuşum ve bu eleştirilerimi kağıda dökme gereği hissettim.Tabii şunu da söyliyim  ucuz köşe yazarlığı yapmıyacağım. Yani sorun varsa çözümü de olacak.Umarım bu blogumda siz okuyucularıma en iyi şekilde kendi dertlerimi ifade ederim. Sizlerden olumlu ya da olumsuz tüm eleştirilerinizi bekliyorum.